Referandum: Kürdler ve Türkler
Yaşar Karadoğan
Yeni Osmanlıcılık, Kemalizm ve kefen hırsızlığı...
Serdar Roşan
Evet, mi? Hayır mı? Boykot mu? Dördüncü Seçenek Yo...
N. Ferhat Sağnıç
Def yan Erbane
Xidir Ûso
PKK’nın mayınları- Dört yurtseverin öldürülm...
Ibrahim Güçlü
Medreseyén Neqşebendiyan - 8 -
Şakir Epözdemir
E-Mail hat guhertin! E-Maila nu: inforizgari@yahoo.de                             E-Mail adresimiz degisti! Yeni E-Mail: inforizgari@yahoo.de                             Our E-Mail is changed! New E-Mail : inforizgari@yahoo.de                             Unsere E-Mail wurde geaendert: Neue E-Mail : inforizgari@yahoo.de                            
Video | Arşiv | İstatistik | Anket | Links | Email  
Nivîskarên Mêvan
C.Doğan:
Öymen ve Hitler’in zihinsel kardeşliği
Ferzan Bakur:
Ortadoğu, Siyaset ve Değişim
Fettah Karagöz:
Anayasa değişikliği ve Kürdler
Kadir Satık:
“Açılım”
M. Nureddin Yekta:
Kürdler Türk'ün dostudur ya Türkler?
Merîh Nergîs:
Kabilîn gölgesi
N. Ferhat Sağnıç:
Evet, mi? Hayır mı? Boykot mu? Dördüncü Seçenek Yok mu?
Rucan Keleş:
44 insanın katili kim?
Seyidxan Kurij:
Hevpeyvîn bi Îsmaîl Beşîkçî re
Siddîq Bozarslan:
95 Salîya Salvegera Komkujîya Fileyan (Ermenan) û Kurdan
Zinarê Xamo:
Anketeke pir girîng
Çalakî-panel-şahî..
Dosyaya Taybet
Pirtûk û kovar..
Vê gavê, 240 mêvan û 0 endam liserxetê ne.
  • Têketina Endaman
  • Rizgari » Niviskar » Ibrahim Güçlü


    TV’lerde ve Gazetelerde Kürt millet ve PKK gerçeğinin etrafından dolaşmak…

    Türkiye, son yıllarda, kendisinin tarihi ve merkezi sorunu olan “Kürt Sorununu” ve “Kürt Sorununa” bağlı olarak “PKK Sorununu” yoğun bir şekilde tartışmaktadır.

    Son bir yıl içinde ve özellikle de son aylarda bu konularla ilgili tartışmalar daha da yoğunlaşmış durumda.

    Ulusal televizyonların her birinde günde en azından bir program olmak üzere, bazen iki üç program yapılmaktadır.

    Bu programlara, değişik kesimlerden aktörler katılıyor. Kürtler de bu programlara katılıyorlar. Ama bu program katılımcılarının çoğunluğu Türk aydınları, emekli askerler, akademisyenler, basın mensupları, köşe yazarları, araştırmacılar, işadamları.

    Televizyon programlarının katılımcı Kürtleri: Çoğunlukla takiye yapanlar. Kürt millet meselesiyle ve Kürt hareketiyle tarihsel ve organik bağları olmayanlar. Ana karakterleri itibariyle Türkiyeci paradigmaya sahip olanlar. Kürtlerin Kürdistan’da iktidar olması, kendi kendisini yönetmesi konusunda duyarlı olmayanlar. Kendi kendini yönetme bilincine sahip olmayan, bu bilince sahip olup da korkularından dolayı bunu ifade edemeyen yazarlar, siyasetçiler, aydınlar.

    Televizyon programlarını yönetenler, ince ayarlar yapmaya dikkat ediyorlar.

    Gazetelerde, köşe yazarlarının çoğunluğu her gün bu konular hakkında yazmaktalar.

    Bunun yanında gazetelerde, bu konulara ilişkin günde mutlaka bir iki röportaja rastlanılmakta.

    Bu konularla ilgili, gazetelerde seri yazılar, araştırmalarda yapılmakta.

    Bu konular, gazetelerin, televizyonların, siyasi partilerin, devletin duyarlı ve derin kurumlarının yaptıkları anketlerde, gündemin en üst sıralarını işgal etmekte.

    Yüzlerce radyo programları için de, dile getirdiğim gerçekler geçerli.

    Bunun yanında, bu konulara ilişkin her hafta birkaç konferans, seminer, panel, basın toplantısı yapılmakta.

    Bu konulara ilişkin birkaç kitap yaşam hayatına sürülmektedir: Bu kitapların yazarlarının çoğunluğu da Türk kökenli yazarlar.

    Bu bağlamlarda da, sözünü ettiğim, biz Kürtlerin hayatını derinden, yakından, yakıcı, alttan üstten, bilimsel ve duygusal, rasyonel ve irrasyonel ilgilendiren konular aynı zamanda büyük bir rant alanını oluşturmuş durumda.

    Bütün bunlar yapılırken, “Kürt sorunu” ve PKK gerçeğinin özüne inilmiyor, gerçeklerin etrafından dolaşılıyor.

    *****

    “Kürt sorunu” bir millet, kolektif haklar, Kürt ulusunun/topluluğunun kendi kendisini yönetmesi, Devletin Kürtlerin ve Türklerin devleti haline gelmesi olduğu, bu devletin üniter devlet olmadığı, birlikte yaşamanın evrensel devlet modelleri olan federalizm ve kon-federalizm olmasına rağmen, bu gerçeklere dokunulmuyor.

    Bu tespitim hem Türk tarafı ve hem de Kürt tarafının çoğunluğu için geçerlidir.

    Türk tarafı, son yıllara kadar, Kürtlerin varlığını bile kabul etmiyordu. Sadece bazı aydınlar, sol akımlar Kürtlerin varlığından bahsediyorlardı. Liberaller, sosyal-demokratlar, İslamcılar, Kürtlerin varlığını kabul etmiyorlardı. Çünkü genel olarak Kemalist paradigmayı, Türk nasyonalizmini benimsiyorlar; Kürtlerin varlığının kabul edilmesini Kemalist paradigmaya, üniter devlete aykırı görüyorlardı. Çünkü M. Kemal ve arkadaşları iktidarı ele geçirdikten ve iktidar ayaklarını sağlamlaştırdıktan sonra, Kürt milletinin var olmadığını ileri sürdü, bu düşünce tarzı devletin resmi siyaseti ve ideolojisi haline geldi.

    Son dönemlerde, anayasal ve yasal olmazsa devlet kademeleri, yöneticileri de dahil olmak üzere Türk tarafı, büyük bir bedel sonrasından, Kürtlerin varlığını kabul etmeye başladı. Ama sorunun, Türkiye’nin bir “Kürt sorunu” olduğu konusunda kavramsal bir uzlaşma ve konsensüs yok. Bu alanda ikili ve parçalı bir yapı var. Bazıları, sorunu “Kürt sorunu” olarak kabul ederken; diğer büyük bir kesim sorunu, “Doğu ve Güney Doğu Sorunu” ve hatta “terör sorunu” olarak kavramlaştırıyor.

    Bu kabulle birlikte, haklar konusunda Türk tarafından bilinçli olarak kafalar karışık ve önermeler çeşitli. Türk tarafından Kürtler için en ileri talepte bulunanlar, Kürtçenin eğitim ve öğretim dili olacağını - kesinlikle bir resmi dil olmayacağını -, Türkiye geneli kapsamında ve demokrasinin parametreleri içinde yerel yönetimlerin güçlendirilmesi (bazen utangaçça özerkleşmesi) haklarından bahsediyorlar. Kürtlerin kolektif idari, siyasi, toplumsal hak ve özgürlüklerin tanınması konusunda ileri bir paradigma ve görüşe sahip değiller. Büyük bir kesimi ise, Kürtçe eğitim ve öğretime de karşılar. Kürtçenin kurslar, üniversitelerde “yaşayan diller” bölümlerinde öğretilmesi ve geliştirilmesi önermesine sahipler.

    Kürtlerin de kafası karışık. Programa katılanların bir kesimi, son dönemlerde Öcalan’ın referansı ve izniyle “demokratik özerklikten” bahsederek Kürtlerin idari kolektif hakkına işaret etmesine rağmen, çoğunluğu sorunu bir Kürt millet sorunu, Kürtlerin kendi kendilerini yönetme, Türk milletiyle haklar ve siyasi statü açısında eşit olması olarak ele almıyor. Üniter devletin değişmesinden bahsetmiyor. Kürtler ve Türkler birlikte yaşayacaksa, devletin Türklerin ve Kürtlerin devleti şeklinde yeniden yapılandırılması gerektiğine işaret etmiyorlar. Bunun için Kürtlerin doğrudan taraf olduğu yeni bir toplumsal sözleşmenin, anayasanın yapılmasının gerekliliğini ileri sürmüyorlar. Kürtçenin eğitim-öğretim dili ve resmi dil olmasını dile getirmiyorlar.

    *****

    PKK, ifade edildiği gibi, “Bölücü ve Ayrılıkçı Terör Hareketi” değildir. Bu gerçeğin saptırılmasıdır.. PKK, “Devlet Terörünün” bir parçası ve devlet terörünün başka bir tarihsel momentte/dönemde, Kürt ulusal demokratik hareketinin önüne geçmek için başka bir tarzda yapılandırılması ve örgütlendirilmesi sorunudur.

    PKK, “bölücü ve ayrılıkçı bir terör hareketi” olarak tanımlanırken: PKK’nın, Kürtçü, Kürdistan’ın bağımsızlığını savunan, Kürt Devleti kurmak isteyen bir hareket olduğu ifade ediliyor. O zaman PKK’nın Kürt dinamiklerine, Kürt ulusal hareketinin organik kapsamında oluşan ve olgunlaşan bir hareket olduğu nun da kabul edilmesi anlamına geliyor.

    Oysa gerçek bu değildir.

    PKK, bir Kürt Hareketi değildir. PKK’nın lider kadrosunun çoğunluğu garip bir şekilde Türk’tür. Kürt olan yöneticilerinin de, tarihsel Kürt ulusal hareketiyle ve kadrolarıyla herhangi bir ilişkisi söz konusu değildir.

    Devletin, 1974 yılından sonra, 12 Mart yargılamalarında büyük direnişlerle ve özellikle savunma sahasında siyasi savunmalarla karşılaşması, arkasından Kürt ulusal hareketinin hızla örgütlenmeye, örgütsel çoğulcu bir karakter kazanmaya, bilimsel kriterlerle gelişmeye başlamasından sonra, tutuklamalarla, cezalandırmalarla ve öldürmelerle Kürt ulusal hareketini engelleyemeyeceğini anlaması üzerine, Kürt hareketini içerden kuşatma, teslim alma, Kürt ulusal hareketini uzun vadede kendi paradigması içinde geliştirmeye zorlamak için gündeme getirdiği projenin adı, PKK’dır.

    Ayrıca, devlet, 1919 sonrası gündemleşen Kürt ulusal direnme hareketlerini askeri yolla bastırmasına ve uzun bir sessizlik dönemine rağmen, Kürtlerin yeniden hak arayışı içine girdiklerini görmüştü.

    PKK’nın kuruluşunda Kürtler adına en uç talepleri ileri sürmesi, bağımsız devleti savunması, bütün Kürtleri ve Kürt yurtsever örgütlerini düşman ilan etmesi, kendi bünyesindeki muhalefete ve farklı düşüncelere sahip olan yurtseverleri ve diğer Kürt yurtseverleri öldürmesi, zamansız ve her ne şartta olursa olsun silahlı mücadeleyi Kürtlerin önüne tek mücadele seçeneği olarak koyması, Kürt hareketinin manipüle edilmesi, devletin Kürt ulusal hareketine ve Kürt ulusuna karşı kendi projelerini rahatlıkla hayata geçirmesi için önemli enstrümanlar oldular.

    Öcalan Suriye’ye çıktığı zaman da iki taraflı bir rol oynadı. Daha sonra Irak ve İran’la ilişkileri geliştirdi. Kürdistan’ın diğer parçalarındaki Kürt örgütlerine düşmanlık yaptı. Özellikle de 1992’den sonra Güney Kürdistan’da özgür bir iktidar yapısının ortaya çıkmasından sonra, orada iktidar sahibi olan Kürdistan Demokrat Partisi ve Kürdistan Yurtseverler Birliği ile dört devlet adına işler yaptı, çatışmalara girdi, saldırılar gerçekleştirdi. Çünkü İran, Irak, Türkiye, Suriye, ABD’den dolayı kendileri doğrudan Güney Kürdistan’da bir savaş açamazlardı.

    Günümüzde de PKK’nın bu rolü devam ediyor.

    Öcalan’ın kendisinin Suriye’den Türkiye’ye gelmek istemesi, dönüş sonrası Kürtlerin her ülkede özerkliğine, otonomisine, federe ve bağımsız devlet olmasına karşı çıkması ve yeni bir strateji benimsemesi, devletin rasyonellerinin içine çekilmiş olmasıdır. Son günlerde “demokratik özerkliği” savunması da devletin rasyonellerine bağlı, AK Parti’nin iktidardan devrilmesi halinde, Kürtlere özerklik verileceği senaryonsun bir ürünüdür.

    Abdullah Öcalan’da yıllarca MİT’ten ve Türk devletinden yararlandığını açıkça söylüyor. Türk Devleti’ne yöneticilerden daha fazla hizmet ettiğini dile getiriyor. Son gelişmeler, heronlarla ilgili ortaya çıkan gerçekler, Reşadiye olayı, danışıklı karakol baskınları, bunun en son somut örnekleridir.

    Bu nedenlerden dolayı, PKK, devletin ürünü, 12 Eylül rejiminin güçlendirdiği, Türkiye’nin demokratikleşmesi konumunda Kürdistan’da kendi sisteminin koç başı olarak ileri süreceği bir sistemsel yapıdır.

    Bu nedenlerden dolayı PKK’nın doğru tanımlanması gerekir.

    Amed, 20. 07. 2010

    İbrahim GÜÇLÜ

    ibrahimguclu21@gmail.com

    Print 2344 car hatiye xwandin
    Nivîsên din yê Ibrahim Güçlü
  • PKK’nın mayınları- Dört yurtseverin öldürülmesi-Tehditler
  • PKK/Öcalan’a nasıl ve ne zaman hesap sorulacak?
  • "Demokratik Özerklik" Projesi: Kürt ulusunu ve Kürdistan'ı yeniden bölme projesidir...
  • TV’lerde ve Gazetelerde Kürt millet ve PKK gerçeğinin etrafından dolaşmak…
  • 1925 Hareketi-Şeyh Sait Ailesi-Konferansın Ortaya Çıkardığı Tehlikeli Neticeler…
  • HAK-PAR’ın İsrail Karşıtlığı-PKK’nın yeni saldırıları
  • 49’lar Olayı - 27 Mayıs Darbesi - Sivas Kampı İlişkisi: Türk aydın ve siyasetçisinin Kürde dair inkârcılığı…
  • Kürt aydınları ve gençleri neden örgütlendi, "Kürt egemenleri" neden örgütlenemedi?
  • Kürt Ulusal Hareketi’nde İslami gelişme-Dicle-Fırat Diyalog Grubu-Seîd ê Kurdî bir Kürt ideologu mu?
  • Rizgarî Örgüt müydü ve nasıl bir örgüt idi?
  • AK Parti Taslağı Demokrasi Projesinin Sonucu mu ya da Yoksa?
  • Erdoğan Irkçılığı - Ermeni ve Kürt Jenosidi – Ermeni ve Kürt Diasporası…
  • Kürt Hareketi, topal mı yoksa tek ayaklı ördek mi?
  • Öncelikle S. Demirtaş, BDP, Kürt Siyaset Sınıfı Kürtçe Siyaset Yapmalı…
  • BDP ne Kürt ve ne de Türkiye Partisi: İki arada bir derede…
  • Kemal Burkay: Bağımsız örgütlenmede kararsızlık- Federasyonu mutlaklaştırmak- Demokrasiye inanmamak- PKK konusunda tutarsızlık...
  • "Qua Vadis Taraf ve HAK-PAR/B. Bozyel?"
  • 11 Aralık Derin Devlet ve PKK Cuntası/Apo’nun milletvekilleri…
  • Ji bona Zeyneb Celaliyan naye dardekirin midaxeleya dinyayê pêwîst e…
  • Sedemên rasteqîne yên çalakiyên PKKê…
  • “Açılım” mı, bayrakla işgal ve sömürgeciliği yeniden hatırlat mı?
  • Dersim’de katledilenler Alevi Kürtlerdir ve Öymen “Kral Çıplak” dedi…
  • T. Akyol, Kürtlerin egemenlik hakkına ve iktidar olmasına karşı olduğu için; devletleşmesine ve federasyona karşı (II)
  • Devlet/Hükümet ve Öcalan’ın Ortak Tasfiye Hareketi…
  • Taha Akyol Kürtler hakkında korku teorileri yaratıyor (I)
  • 12 Eylül Darbesi ve ‘Demokratik Açılım’: Devletin yeniden yapılandırılması
  • Diyarbakır Cezaevi: Kürt jenosidinin sürekli sorgulama mekanı şeklinde düzenlenmeli
  • Radikal’e cevap: “Lozan Antlaşmasını Feshedeceğim” (*)
  • Devlet kırk yıllık plânını hayata geçiriyor: Yeni sömürgecilik…
  • Öcalan: Devlet için mi, Kürtler için mi yol haritası?
  • Kürdistan ve Doğu Türkistan: Türkiye’nin ikiyüzlülüğü…
  • D. Kürdistan’da sivil ayaklanma ve ihtilal zamanı…
  • Parçalanmış Ülkeler ve Halklar Trajedisi: Kürdistan-Gürcistan-Ermenistan
  • Ulusal Kanal, Kürt Konferansı, Yeni Lozan: Türkiye ve PKK…
  • Mardin katliamının nedenleri ve tanımlanması: Devletin mi, töre’nin mi katliamı?
  • Erken yaşlanan iki kadın/”Kürt Özerkleşmesine” Operasyon…
  • A. Altan, Öcalan’ın doğru tanımı ve demokrasi...
  • “Türkiye, ABD ve Obama’dan ne bekliyor?”…
  • Kürdistan Meclisi ve Hükümeti Hayal mi?
  • Belediye Meclislerini Kürdistan Meclisi Yapma: 7. Kolorduyu ve Valiliği Gayri Meşru İlan Etmek…
  • Hewlêr’deki Abant: Yeni emperyal bir düşünce modelinin açığa çıkması…
  • Remzi AYTÜRK ve Darbe Gecesi Birlikte Olmak…
  • Neco: Mücadele Hayatı, KYB, Hakkari Olayları…
  • C. Talabani, PKK Ateşkesi, Protokoller, 33 Askerin Öldürülmesi (V)
  • AR, KYB, PKK Anlaşması ve K. Pir’in mektubu (IV)
  • Beşikçi’yi tehdit etmek Kürt yurtseverliği, insani, vicdani bir olay değildir…
  • PKK Devletin imdadına yetişti (III)
  • PKK: Kürt Halk Güçlerine Karşı Düşman Örgütlenme (II)
  • Öcalan’ın 1960 Sonrası Kürt Hareketiyle İlişkisi Yoktur (I)
  • “Pardon Sait Arkadaşım...”
  • ABD, Irak’tan giderse Kürdistan’a ne olur?
  • O, Özal olamadı ve Obama hiç değil, ırkçı!
  • “Sen de mi S. Aydoğmuş Arkadaşım?”
  • Türkiye’nin Kürdistan Federe Devleti ile ilişkilerindeki sorular ve tehlikeler…
  • Tu jî dê li çiyayê Pîranê bifirî…
  • PKK ve Genel Kurmay Başkanlığına karşı sivil itaatsizlik!
  • “Hasta Adam” HAK-PAR: Teşhis ve Tedavi
  • HAK-PAR Konferansı: Yok-olan Demokrasi ve Kurumlaşan statükoculuk…
  • Abant Toplantısında Neler Konuşacaktım? (II)
  • Diyarbakır’da Abant Toplantısı ve PKK’nın Tehditi (I)
  • TEVKURD mantık ve örgüt statükoculuğuna teslim oldu!
  • TEVKURD sorunları çoğaltan yeni bir yolda mı?
  • Kerkük’te tehlikeli süreç ve liderliğin yanlışları (II)
  • Federalizm ve Kerkük’te tıkanıklık: Kürdistan liderliğinin yanlışları (I)
  • Ergenekon eşittir devlet ve “PKK’nın Ergenekonu mu?”
  • Kürdistan Davası: Bir Macera ve Fikir/Dava Kahramanlarının Sorunu...
  • 1925 Hareketi’ni Anma ve Bir Değerlendirme
  • Genelkurmay Türkiye’yi yeni mi yönetiyor?
  • Yeni mücadele tarzı: "Sivil İtaatsizlik" ve M. Alınak'a bazı hatırlatmalar...
  • Kürdistanî yeni mücadele partisi ve S.Günçekti..
  • Çatı Partisi/Misyonu Bitmiş Partiler/Yeni Mücadele Partisi
  • Devlet herkese düşman: Sakarya’da Kürt katliam girişimi ve 1 Mayıs faşizmi…
  • Kürtlerin anayasası ve bir imza kampanyası
  • Türkiye Klasiği: Darbeler+Parti Kapatmalar
  • Sürekli yargı darbesi ve “Ceviz Kabuğu” programı davası …
  • Sivil ve asker bürokrasiye teslim AK Partiyi vurdu…
  • Türk ordusu G. Kürdistan’dan neden alelacele geri çekildi?
  • Rizgarî’deki yazılarımın yargılanmasının ilk duruşması yapıldı…
  • TEVKURD hakkında yanlış anlaşılmalara yol açan görüşler
  • Amed Zindanı: Remzi, Necmettin ve Yılmaz
  • A. Tuğluk: G. Kürdistan düşmanlığı, sömürgeci üçlü İttifak savunuculuğu, “etnik kimlik harcı” saçmalığı…
  • Aysel Tuğluk: Milliyet-Millet ve Milliyetçilik (II)
  • Aysel Tuğluk ve resmi devlet ideolojisi Kemalizm (I)
  • HAK-PAR/KADEP birliğinde genel başkan çıkmazı
  • PKK tehditleri: Sonunu hazırlayacaktır…
  • Birlik ve KADEP’in “uyum” kriteri
  • HAK-PAR ve KADEPin tezkereyle ilgili ortak görüşlerinin eleştirisi…
  • Savaş İlanı ve Yeni Parti Oluşumunun Ana Özellikleri
  • Kürdistan’da birlik mi, yeniden yapılanma mı? Yoksa her ikisi mi?
  • Rizgari.com'un izlenmesi ve bir soruşturma
  • Kürtler, “toplumsal sözleşme”, “federalizm” ve “anayasal vatandaşlık”
  • Kürtler, Federal/Kimlikler Demokrasisi ve Yeni Anayasa
  • Devleti ve Türk Seçim Klasiğini Anlamamak
  • Seçimler ve Kürdistan Sorununun Sayısal Demokrasi İle İlişkisi
  • DTP’nin Türkiye’ye Sözü: Kürtleri Temsil Etmeyecek/Bağımsız ve Federe Devlet Yapılanmasına Karşı Duracak…
  • Ruhuyla Türk Olan Aysel TUĞLUK’a Oy Verme. Kemalistler Oy Vermeli!
  • Türkiye’nin Kürtlere Karşı Toplu Savaşı-Tempon Bölge -Yapılacaklar
  • Yeniden Genel Seçimler ve Kürdistan’daki İktidar Üzerine
  • Seçime Katılım mı, Çekilme/Boykot mu? Kürt İktidarını İlan mı?
  • Di Derheqê Konferansa Kerkûkê De Doz Vebû…
  • Ordu, Post-Modern Bir Şekilde Yine Sahnede!
  • Kürdistan Federe Bölgesine Karşı Oynanan Oyunlar
  • Mesut Barzani’nin S. Arabistan ve Ürdün gezisi nasıl okunmalı?
  • Diyarbakır Barosu: “Yeni Bir Anayasa” Arayışı
  • HAK-PAR ve Seçim Siyaseti: Parlamento Dışı Muhalefet
  • Kerkük Konferansı: Ankara-Kerkük 2000 Km., Sivas – Kerkük 1500 Km.
  • KUDÇG: Ulusal/genel çıkarlar mı, grup/ideolojik çıkarlar mı?
  • Hrant Dink ve MİT Müsteşarı’nın Düşünceleri
  • Bir İngiliz Projesi: T.C Devleti ve K. Kürdistan’da Çözüm Önerileri (IV)
  • Kürtlerin Tarihsel Pusulası: Güney Kürdistan (III)
  • Kürdistan Sorununun Çözümü Statükoyu Değiştiricidir (II)
  • Özgür Üniversite'de Konferans: Sıra Dışı Görüşler (1)
  • Sertaç Bucak: Reform, Değişim ve Kürdistani Birlik Gerçekleşecek mi?
  • HAK-PAR için acı bir reçete…
  • Kuzey Kurdistan ulusal hareketi ve düşünce sistemleri
  • Türkiye nal topluyor: Güney Kürdistan liderlerinin söyledikleri gerçekleşiyor..
  • Celal Talabani’nin ABD ziyareti ve söylediklerini okumak
  • Nivîskar
        Ahmet YamanKumaşı biçmeden önce ...
        Azad AvcıDewleta Tirk û Roja mafên zarokan a dinê
        Battal AzîzSosyalizm ve İslam ülkeleri…
        H. ÇakırbeyKürdistan’ın kuzeyindeki Kürdler ve bağımlılık (4)
        Ibrahim GüçlüPKK’nın mayınları- Dört yurtseverin öldürülmesi-Tehditler
        Mahmut KılınçTixûbê Tirkiyê û Sûrîyê: Erdê Mîn Kirî....
        Roza KurdRoja bibîranîna rewşa jinê
        Sait AydoğmuşTasfiye Kıskacındaki Kürt Ulusal Hareketinin Zorlu Dönemeci
        Sedat GünçektiMurat Karayılan´ın dili mi varmadı?
        Serdar RoşanYeni Osmanlıcılık, Kemalizm ve kefen hırsızlığı
        Silêman DemirAKP dixwaze çi bike?
        Xidir ÛsoDef yan Erbane
        Yaşar KaradoğanReferandum: Kürdler ve Türkler
        Şakir EpözdemirMedreseyén Neqşebendiyan - 8 -
    Cîhana Weşanan
    Piştgirî
    Têketina bê qedexe


    Editor: M.Sarica

    Print this page | Send to a friend!
    Rizgari News-RSS | News-RSS | Twitter
    Ravakirina Malperê: 0.78 Saniye
    Add Favorites: Facebook | Myspace | Google | Twitter | Digg | Del.icio.us | Reddit | Webnews | Folkd | Mister Wong | Linkarena